BİYOLOJİ PORTALI

Bu yazıyı paylaşabilirsiniz

DESTEK ve HAREKET SİSTEMİ-5 KASILMANIN KİMYASAL AÇIKLANMASI

Kas Kasılmasının Kimyasal Olarak Açıklanması

-Çizgili kasların kasılmaları beyin tarafından kontrol edilir.

-Çizgili kasın kasılmasını kontrol eden motor nöronların akson uçları çizgili kaslar ile sinaps yapar.

-Motor nöronların kas zarına bağlandığı kısma motor plak (sinir-kas sinapsı) denir.

Çizgili kasın motor nöronları ile uyarılması

Şekil: Çizgili kasın motor nöronları ile uyarılması

-Bir kasın uyarılarak kasılması sürecinde, sırası ile şu olaylar gerçekleşir.

1. Motor sinirin akson ucundan sinir-kas boşluğuna asetilkolin salgılanır.

2. Asetilkolin, kas hücresideki reseptörlere bağlanır ve kas hücre zarının Na+ geçirgenliğini artırır.

3. Kas hücre zarından içeri giren Na+ iyonları, hücrede elektriksel bir değişime neden olur ve aksiyon potansiyelini başlatır. (Depolarizasyon)

4. Aksiyon potansiyeli kas lifi boyunca yayılır. Sarkoplazmik retikulumda depolanan Ca+2 iyonları serbest kalarak aktin ve miyozin ipliklerinin arasına dağılır.

5. Serbestlenen Ca+2, troponin molekülüne bağlanır ve yapısını değiştirir. Bağlı bulunduğu tropomiyozin iplikçiğinin bulunduğu yerden kaymasını sağlar. Böylece miyozin başları aktine bağlanarak kasılmayı başlatır.

6. Ca+2 iyonları endoplazmik retikulumların içine aktif taşıma ile tekrar taşınır ve gevşeme gerçekleşir.

Kasılmış kasta Ca++, sarkoplazmadaki aktin - miyozin arasındadır. Gevşemiş kasta Ca++, sarkoplazmik retikulum içindedir.

Kasılmanın enerji metabolizması

Kasların hem kasılması hem de gevşemesi sırasında enerji harcanır. Bu nedenle kas hücrelerinde mitokondri sayısı fazladır.

Bu enerji sırasıyla aşağıdaki şekilde elde edilir:

1. Enerji ilk olarak kas hücrelerinde hazır bulunan ATP molekülünden sağlanır.

2. ATP hücrede depolanmadığından çok kısa bir sürede (0,5 sn) tüketilir. Bu durumda gerekli olan enerji ilk önce dinlenme hâlindeki kas hücrelerinde sentezlenen kreatin fosfattan karşılanır. Sadece kas hücrelerinde bulunan bir enerji kaynağı olan kreatin fosfat, yapısındaki fosfatı ADP’ye vererek ATP’nin sentezlenmesini sağlar.

-Dinlenme sırasında kreatin, ATP’den bir fosfat alarak kreatin fosfat haline gelir.

3. Kasların uzun süre çalışması hâlinde kreatin fosfat da yeterli olmaz. Bu durumda kaslarda depo edilen glikojen kullanılır. Glikojen önce glikoza çevrilir. Glikoz moleküllerinden oksijenli veya oksijensiz solunumla kasların ihtiyacı olan ATP sentezlenir.

-Laktik asit fermantasyonu sonucunda açığa çıkan laktik asit, dinlenme anında karaciğerde tekrar prüvata dönüştürülerek O2’li solunumda kullanılabilir veya önce glikoza dönüştürülüp sonrasında glikojene çevrilerek depolanabilir. Çok fazla açığa çıkması durumunda ise idrarla atılır.

-Uzun süren egzersizlerde yağ aitleri O2’li solunumda kullanılarak ATP üretilir.

-Sonuç olarak ağır bir egzersiz sırasında moleküllerin öncelikli kullanım sırası:

ATP- Kreatin fosfat-Glikoz- Glikojen

Kasların Kasılması Sırasında Hücredeki Miktarı

AZALANLAR

ARTANLAR

ATP

ADP + P

Kreatin fosfat

Kreatin

Glikoz + O2

CO2 +

Glikojen

H2O

Yağ asitleri

Laktik asit

Protein azalabilir.

Isı

Kas-İskelet İlişkisi

İskelet kasları kemiklere lifli bağ dokudan oluşan kas kirişleri (tendon) ile bağlanmıştır.

-İskelet kaslarının bir tarafı kemiğe bağlanırken diğer tarafı hareketli bir ekleme ya da deriye bağlanır. Kasın kemiğe bağlandığı yere başlangıç noktası, ekleme bağlandığı yere de sonlanış noktası denir.

-İskelet kasları çoğunlukla çiftler hâlinde ve zıt yönlü çalışır.

 -Çift kaslardan biri kasılırken diğeri gevşer.

Kasların çekme özelliği bulunmasına karşın; itme özelliği yoktur. Bu nedenle vücuttaki kasların çoğu çift olarak bulunur ve birbirinin aksi yönde (antagonist) çalışır.

-Birbirine zıt çalışan bu kaslara antagonist kas denir. Kol ve bacaklardaki kaslar antagonist kaslardır. Örneğin kolun hareketini sağlayan kaslardan biri bükücü kas, diğeri de açıcı kas olarak görev yapar. Kol dirsekten büküldüğümde bükücü kas kasılır, açıcı kas gevşer. Kol açılırken de bükücü kas gevşer, açıcı kas kasılır. Bu hareketler sırasında dirsek bir kaldıracın destek noktası gibi görev yapar.

Kolda antagonist çalışan kaslar

Şekil: Kolda antagonist çalışan kaslar

-Aynı anda kasılıp aynı anda gevşeyen kaslara sinerjist kaslar denir. Karın ve sırt kasları bu gruba girer.

Ölüm katılığı (rigor mortis)

-Ölümden birkaç saat sonra bütün vücut kasları, rigor mortis

(ölüm katılığı) denilen bir durumla karşılaşır. Bu durumda bütün vücut kasları kasılı kalır. Çünkü kasların gevşemesi için ATP sentezi gereklidir. Öldükten 15-20 saat sonra ise hücrelerdeki lizozomlar otoliz olayıyla kas proteinlerini parçaladığı için ölüm katılığı ortadan kalkar.

-İnsanda ölüm sertliği ilk olarak kalp, diyafram, yüz, ense, boyun, çene ve göz kapaklarından başlar. Bundan dolayı insan ölürken göz kapakları kapanmaz, çene çekilmezse bu organlar açık kalır. Ölüm katılığında kasların belli bir sıraya göre katılaşıp, gevşemeleri adli tıp için önemlidir. Bazı, cinayetler ve intihar olaylarının aydınlatılmasında ipucu olarak faydalanılmaktadır.

-Uzun süre kovalanan hayvan avlanırsa, eti katı ve laktik asitten dolayı lezzetsiz olur.

user profile image
Serhat gönderdi.
13.4.2017 / 10.39

Hocam cok sagolun 11 A osman ululasdan selamlar :)))


Yorum Bırak



DİĞER BAŞLIKLAR

KONU BAŞLIKLARI

POPÜLER KONULAR